5 Kasım 2009 Perşembe

Asfalt Üzerine Şiirler

I

Ne kadar güzel şey
Yolun üstündeki bina
Yıkıldığı zaman
Bilinmeyen ufku görmek

II

Kaldırımın kenarına dizilip
Bacası olan silindirin
Yürüyüşünü seyreden
Çocuklara imreniyorum

III

Onun sesi
Bir arkadaşıma
Denizden geçen
Motorları hatırlatıyor

IV

Kırık taşlara bakıp
Işıklı bir asfaltı düşünmek
Acaba yalnız
Şairlere mi mahsus?

Arzular Ve Hatıralar

Arzular başka sey,
Hatıralar başka.
Güneşi görmeyen şehirde,
Söyle, nasıl yaşanır?

Anlatamıyorum

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

Altındağ

Biri bir koca görür rüyasında:
Yüz lira maaşlı kibar bir adam.
Evlenir, şehire taşınırlar.
Mektuplar gelir adreslerine:
Şen Yuva Apartımanı, bodrum katı.
Kutu gibi bir dairede otururlar.
Ne çamaşıra gidilir artık, ne cam silmeye;
Bulaşıksa kendi bulaşıkları.
Çocukları olur, nur topu gibi;
Elden düşme bir araba satın alınır.
Kızılay Bahçesi'ne gidilir sabahları;
Kumda oynasın diye küçük Yılmaz,
Kibar çocukları gibi.

Altın Dişlim

Gel benim canımın içi, gel yanıma;
İpek çoraplar alayım sana;
Taksilere bindireyim,
Çalgılara götüreyim seni.
Gel,
Gel benim altın dişlim;
Sürmelim, ondüle saçlım, yosmam:
Mantar topuklum, bopsitilim, gel.

Ali Riza İle Ahmed'in Hikâyesi

Ne tuhaftır Ali Rıza ile
Ahmed'in hikayesi
Birisi köyde oturur
Birisi şehirde
Ve her sabah
Şehirdeki köye gider
Köydeki şehire

Ahmetler

Kimimiz Ahmet Bey,
Kimimiz Ahmet Efendi;
Ya Ahmet Ağayla Ahmet Beyfendi?

Ah Neydi Benim Gençliğim

Nerede böyle hüzünlenmek o zaman;
İçip içip ağlamak,
Uzaklara dalıp şarkı söylemek;
Hafta sekiz ben eğlentide;
Bugün saz, yarın sinema,
Beğenmedin Aile Bahçesi;
Onu da beğenmedin, parka;
Sevdiğim dillere destan;
Sevdiğim,
Meyil verdiğim;
Ben dizinin dibinde elpençe divan,
Samanlık seyran.
Nerde,
Nerde,
Nerde böyle hüzünlenmek o zaman!

Ağacım

Mahallemizde
Senden başka ağaç olsaydı
Seni bu kadar sevmezdim.
Fakat eğer sen
Bizimle beraber
Kaydırak oynamasını bilseydin
Seni daha çok severdim.

Güzel ağacım!
Sen kuruduğun zaman
Biz de inşallah
Başka mahalleye taşınmış oluruz.

Açsam Rüzgara

Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş
Mavilerde sefer etmek!
Bir sahilden çözülüp gitmek
Düşünceler gibi başıboş.
Açsam rüzgara yelkenimi;
Dolaşsam ben de deniz deniz
Ve bir sabah vakti, kimsesiz
Bir limanda bulsam kendimi.
Bir limanda, büyük ve beyaz...
Mercan adalarda bir liman..
Beyaz bulutların ardından
Gelse altın ışıklı bir yaz.
Doldursa içimi orada
Baygın kokusu iğdelerin.
Bilmese tadını kederin
Bu her alemden uzak ada.
Konsa rüya dolu köşkümün
Çiçekli dalına serçeler.
Renklerle çözülse geceler,
Nar bahçelerinde geçse gün.
Her gün aheste mavnaların
Görsem açıktan geçişini
Ve her akşam dizilişini
Ufukta mermer adaların.
Ne hoş. ey Tanrım, ne hoş,
İller, göller, kıtalar aşmak.
Ne hoş deniz deniz dolaşmak
Düşünceler gibi başıboş.
Versem kendimi bütün bütün
Bir yelkenli olup engine;
Kansam bir an güzelliğine
Kuşlar gibi serseri ömrün.

Babasini

Bir fakirin hatirini
Kiranin da babasini
Bizim köye katirini
Sürenin de babasini

Sahte molla, sahte derviş
Insanin ömrünü yermiş
Bir kişi yalanla ermiş
Erenin de babasini

Parayla diploma alan
Haklinin hakkini çalan
Bizim başimiza plan
Kuranin da babasini

Bizim köyün yolu harap
Beyler içer kizil şarap
Dogru söze yanliş cevap
Verenin de babasini

Bir avuç pis kabadayi
Nerden almiş böyle payi
Fikirlere prangayi
Vuranin da babasini

Çalişanlar Ay'i yendi
Yildizlara çikip indi
Adam çaliştirip kendi
Duranin da babasini

Bu ne Asli bu ne Kerem
Insanligi etti verem
Zalim yarasina merhem
Sürenin de babasini

Çaldi bizi taştan taşa
Yandik gitti baştan başa
Mahzuni’yi boştan boşa
Yoranin da babasini.

Ararlar Beni

Ne dedimse halka hiç yaramadı
Ben gittikten sonra ararlar beni
Boşa cahillerin gözü karardı
Kuru çene ile yorarlar beni

Duman eksik olmaz her yüce dağda
Bülbül eksik olmaz her yeşil bağda
Atomun patlayıp bittiği çağda
Onun ötesinde sorarlar beni

Ebedi değildir bu yeşil bağlar
Ebedi değildir şu yüce dağlar
Öz kardaşım şu bizim softalar
Mezarımda bile kırarlar beni

Dövüştüm çekiştim ham sofuyunan
Dikildi karşıma boş kafayınan
Aşıklar gidemez bir sefayınan
Böyle boşu boşuna yorarlar beni

Mahzuni Şerif'im gayrı gam yemem
Ondan ötesini kimseye demem
Ufak vücuduma kefen istemem
Varsa insanlıkla sararlar beni

Amerika Katil - 2

Defol git benim yurdumdan
Amerika katil katil
Yillardir bizi bitirdin
Amerika katil katil

Tuz diye yutturur buzu
Gafil düştü kuzu kuzu
Dünyanın en namussuzu
Amerika katil katil

Devleti devlete çatar
It gibi pusuda yatar
Kan döktürüp, silah satar
Amerika katil katil

Japonya'yi yiyen velet
Dünyadaki tek nedamet
İki yüzlü kahpe millet,
Amerika katil katil

İnsanın alçak sarısı
Küstü dünyanın yarısı
Vietnam'in pis karısı
Amerika katil katil

Bunca milletlere yazık
Sömürülmüş bağrı ezik
Seni seven kanı bozuk
Amerika katil katil

Mahzuni der Türk milleti
Çiksin gitsin elin it'i
Demedim mi bu bunlar kötü
Amerika katil katil

Amerika Katil

Bütün insanlik adina
Amerika katil katil
Kanun yapar kendi teper
Amerika katil katil

Vietnam'in suçu nedir?
Hür yaşamak ayip midir?
Atom patlat ister kudur?
Amerika katil katil

Türk Milleti! Türk Milleti!
Nerden gelmiş elin iti?
Bu gidişin sonu kötü
Amerika katil katil

Birgün gramlar bir olur
Kilodan hakkini alir
Zalim olan bela bulur
Amerika katil katil

Mahzuni Şerif uyuma
Gün geldi çatti akşama
Bizden selam Vietnam'a
Amerika katil katil

Al Birini Vur Birine

Yıkılası bozuk düzen
Bıçak kemiğe dayandı
Gayrı bize yazık düzen
Gönlümüz kana boyandı

Al birini vur birine
Koydu bizi hiç yerine
Vay boynumuz devrileydi
İnandık körü körüne

Ağar kara saçım ağar
Hıçkırık sinemi boğar
Bu yıl da böyle giderse
Başımıza taşlar yağar

Al birini vur birine
Koydu bizi hiç yerine
Deli miydik serseri mi
İnandık körü körüne

Gel Mahzuni söyle sözü
Harap ettik yazı güzü
Daha karanlık basmadan
Üsküdarı geçti dürzü

Al birini vur birine
Koydu bizi hiç yerine
Gönlümün gözü çıkaydı
İnandım körü körüne

Ağlasam Mı?

Mevlam gül diyerek iki göz vermiş
Bilmem ağlasam mı? Ağlamasam mı?
Dura dura bir sel oldum erenler
Bilmem çağlasam mı? Çağlamasam mı?

Milletin sırtından doyan doyana
Bunu gören yürek nasıl dayana
Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana
Bilmem söylesem mi? Söylemesem mi?

Mahzuni Şerif'im dindir acını
Bazen acılardan al ilacını
Pir Sultan'lar gibi dar ağacını
Bilmem boylasam mı? Boylamasam mı?

Ağıt

Bilmeden gelmiştim anam anam
bozyer köyüne
Kara gün karşımda durmuş ağlıyor of
Yürü yalan dünya doymadım sana
Ömrün nihayete ermiş ağlıyor oy
De deyim oy ne deyim oy kader

Bozyerin etrafında anam anam
bağlar höyükler höyükler of
Dilim dönmez anam diye sayıklar oy
Toprağa mal oldu kaytan bıyıklar
Kirpikler ümidin kırmış ağlıyor oy
De deyim oy ne deyim oy kader

El attım döşüme anam anam
vay anam noldu
İki avcumada al kanım doldu
Körpe yavrularım babasız kaldı
Oturup boynunu burmuş ağlıyor oy
(Hısım akrabayı dermiş ağlıyor)
De deyim oy ne deyim oy kader

Nazlı bir insandım anam anam
değildim efe
Kurudu dillerim varmadı of’a
of of
Haber gitmiş arkadaşim (berçenekli) Şerif’e
Sazını döşüne burmuş ağlıyor oy

Aci Doktor

Berçenek'ten yaya geldim
Amman doktor bak bebege
Beşigini elden aldim
Yandim doktor bak bebege

Yikik yuvam kara yasta
Yalvaririm eşe dosta
Annesi bebekten hasta
Amman doktor bak bebege

Kuru sogan yagsiz aşim
Yirtik bagrim açik başim
Bir şey degil vatandaşim
Amman doktor bak bebege

Allah için bir merhem çal
Öldürür beni bu vebal
Param yok ceketimi al
Amman doktor bak bebege

Mahzuni Şerif çobandir
Meskenim dumanli dagdir
Bebektir amma insandir
Amman doktor bak bebege

Acı Günlerim

Acı günlerim
Şamatacı günlerim
Güneş yüzü görmedi vay
Hacı bacı günlerim

Değirmenin çarkı yok
Bu bahçenin parkı yok
Ali gider Veli gelir külhana vay
Bir birinden farkı yok

Acı acı günlerim
Göz boyacı günlerim
Ahı vahınan geçti gitti
Hacı bacı günlerim

Bir ipte iki cambaz
Zor olur oynayamaz
Dili tatlı içi zehir güzelim vay
Böyle kazan kaynamaz

Acı acı günlerim
Şamatacı günlerim
Ahı vahınan geçti gitti
Hacı bacı günlerim

Mahzuni deli gönlüm
Yine yollara düştü
Hacı vurdu bacı durdu
Kaygı kullara düştü

Acı acı günlerim
Şamatacı günlerim
Ahı vahınan geçti gitti
Hacı bacı günlerim

Abur Cubur Adam

Içi yalan dişi yalan
Her bakişi binbir plan
Gül boyanmiş kara yilan
Abur cubur Abdullah
Etme dedim tutma dedim
Dostlugu unutma dedim
Sana verdigim lokmayi
Çabuk biter yutma dedim
Abur cubur adam
Ben seni nidem
Daha kendini bilmezsin
Kimdir yanindaki madam

Bir elinde kamerasi
Sanirsin film agasi
Her dolapta numarasi
Abur cubur Abdullah
Etme dedim tutma dedim
Dostlugu unutma dedim
Sana verdigim lokmayi
Çabuk biter yutma dedim
Abur cubur adam
Ben seni nidem
Daha kendini bilmezsin
Kimdir yanindaki madam

Der Mahzuni tövbe olsun
Böyle dost düşmana kalsin
Şeytanlar namazin kilsin
Abur cubur Abdullah
Etme dedim tutma dedim
Dostlugu unutma dedim
Sana verdigim lokmayi
Çabuk biter yutma dedim
Abur cubur adam
Ben seni nidem
Daha kendini bilmezsin
Kimdir yanindaki madam